Çocuğum Almanca dersini sevmiyor, ne yapmalıyım? Bu soru 10 yıllık bir Almanca eğitmeni olarak en çok duyduğum sorulardan bir tanesi. Sorun genellikle Almanca’da değil. İşte, çocukların Almancayı sevmemesinin altındaki nedenler ve kalıcı çözümler.
“Hocam, çocuğum Almanca derslerine girmek istemiyor. Ne yapacağımı bilemedim, sizi aradım.” Bu cümleyi onlarca ebeveynden duydum. Haliyle veliler problemin Almanca’nın zor bir dil olduğunu düşünüyor. Fakat sorun çok nadiren Almanca oluyor. Genellikle bu problemin sebebi başka bir şeylerde oluyor. Çocuğun sevmediği adıl şeyi bulmak tüm sorunları çözebilir.
Öncelikle Şunu Sorun: “Almancayı Neden Sevmiyor?”
Doğru teşhisi koymadan çözüm üretmek, hastalandığı için ateşi çıkan çocuğa ağrıkesici vermek gibidir. O an geçici bir rahatlama sağlayabilir ama problemi çözmez. Bir çocuğun Almanca dersini sevmemesinin altında genellikle başka bir neden yatar. Birbirinden farklı nedenler olsa da sonuç genelde aynıdır; çocuk kendisi yetersiz, sıkılmış veya anlaşılamamış hisseder.
“Almanca Çok Zor” Diyorsa Büyük İhtimalle Temeller Eksik
Almanca, Türk çocuklar için bazen zor olabiliyor. Özellikle Türkçe gramerde ve dil mantığında olmayan “der, die, das” gibi kelimelerin cinsiyetini vurgulayan yapılar başlangıçta çocukları zorlayabiliyor. Ama bu konulara ve diğer konulara çok zor diyen çocuklarda eski konularda ciddi eksiklikler olduğunu fark ettim. Bir konunun mantığını tam olarak zihninde oturtmayan çocuklar, ileriki konuları da tam anlayamıyor ve bazı bilgiler havada kalıyor. Doğal olarak çocuk bu yeni bilgileri bir temele oturtamıyor.
Örneğin; “sein” fiilini (olmak) tam öğrenmeden “haben” fiiline (sahip olmak) geçen bir çocuğun “haben” fiilini tam olarak anlamaması oldukça doğal. Özellikle artikel mantığının ezberden öte temellendirilip mantığıyla birlikte aktarılması önemlidir.
Ne yapabilirsiniz: Çocuğunuza “hangi konuda takıldığını” sormanın yanında, öğretmeniyle de bire bir konuşun. “Hangi temeli güçlendirmemiz lazım?” diye sorun. İyi bir öğretmen size bunu net olarak söyleyebilir.


“Sıkıcı” Diyorsa Yöntem Sorunu Var
Almancayı sevmeyen çocukların büyük bölümü Almancayı sıkıcı bulan çocuklardan oluşuyor. Aslında hiçbir dil sıkıcı değildir. Sıkıcı olan genellikle dilin anlatım tarzı. Çocuklara yeni bir dil öğretirken, onların dünyasına girip öncelikle çocukların merakını uyandırmak gerekiyor. Çünkü; çocuklar yetişkinler gibi değildir. Onlar hep oyun oynamak yeni şeyler keşfetmek ister. Almancayı da çocuklara bir keşif alanı gibi sunmak onların dilin içine girmesini kolaylaştırır.
9 yaşında bir öğrencim vardı; Mert. Almanca’dan nefret ettiğini söylüyordu. İlk dersimizde biraz sohbet ettik. Minecraft’a bayıldığını öğrendim. O günden itibaren ilk birkaç haftada Almancayı tamamen Minecraft üzerinden anlattım. “Das Schwert” (kılıç), “der Drache” (ejderha), “Ich baue ein Haus” (Ev inşa ediyorum). Üç hafta sonra ders bitince kalkmak istemedi.
Dil bir araçtır. Çocuğun ilgisine bağlamadan öğretmeye çalışmak, müzik dinletmeden nota öğretmeye çalışmak gibidir.
Ne yapabilirsiniz: Çocuğunuzun eğitmeniyle paylaşın: “Futbolu çok seviyor”, “hayvanlarla ilgilendiği”, “çizgi film izliyor.” İyi bir eğitmen bu bilgiyi derse entegre eder ve dersi sıkıcılıktan çıkarır.
“Gitmek İstemiyorum” Diyorsa Sosyal Ya Da Duygusal Bir Neden Olabilir
“Almanca dersine veya Almanca kursuna gitmek istemiyorum.” Diyorsa bir çocuk, orada problem artık Almanca değil; sosyal ortamdadır büyük ihtimalle. Çünkü burada çocuğun kendini nasıl hissettiği söz konusudur.
İster online ister fiziki Almanca kursları farklı çocuklardan oluşan sosyal bir ortamdır. Çocuk kendisini bu sosyal ortamda diğerlerinden daha “geri” hissettiğinde yetersizlik hissi oluşabilir. Diğer çocuklar ondan daha hızlı cevabı söylediğinde bile bu his oluşabilir. Yine aynı şekilde sınıftaki arkadaşlarıyla iletişimde problemler yaşarsa da çocuk “gitmek istemiyorum” diyebilir. Bu durumda çocuk doğal olarak “ben buraya ait değilim” hissine kapılabilir.
Ne yapabilirsiniz: Çocuğunuzla yargılamadan konuşun. “Derste kendini nasıl hissediyorsun?” sorusu, “Neden gitmek istemiyorsun?” sorusundan çok daha açıcı. Çözüm üretmeye çalışmadan önce sadece cevabı dinleyin.


Evde Yapabileceğiniz 5 Şey
Yukarıda saydığımız hangi sebepten olursa olsun Almancayı çocuğunuza sevdirecek yöntemler var. Burada yapmanız gereken en önemli şey şu; Almancayı baskı yaparak değil sevdirmeye ve günlük hayata entegre ederek öğretmeye çalışın.
- Almancayı günlük hayata entegre edin: Dil araştırmaları gösteriyor ki; yeni bir dil öğrenmenin en iyi yolu o dile maruz kalmaktır. Çoğu insan sırf bu sebepten dolayı gidip dili o ülkede öğreniyor. Ama siz evde de bunu sağlayabilirsiniz. Buzdolabına Almanca etiketler yapıştırın. “Milch” (süt), “Käse” (peynir), “Apfel” (elma). Sabah kahvaltıda “Das ist Brot” (Bu ekmek) deyin ve geçin. Tepki beklemeyin, düzeltmeyin, sınav yapmayın. Sadece maruz bırakın.
- Almanca çizgi film izletin: YouTube’da “Peppa Wutz” (Peppa Pig’in Almancası) veya “die Maus” gibi çocuk kanalları var. Bunları “şimdi Almanca izleyeceksin” diye değil de öylece açın. Çocuk anlamadığında görmezden gelin. Anlamaya çalışacağı an kendiliğinden gelir.
Hataları düzeltmeyin: Çocuğunuz “Ich habe sechs Jahr” dedi (yanlış, doğrusu “Ich bin sechs Jahre alt”). Düzeltmeyin. Güzelce gülümseyin ve devam edin. Hataları sürekli düzelten bir ortamda çocuklar konuşmayı bırakır. Öğretmenin işi hataları düzeltmek, sizin işiniz güvenli bir alan oluşturmak.
- Küçük başarıları büyük gösterin: “Hocam bugün ‘Guten Morgen’ dedi, ilk kez kendi kendine!” diyen bir anneye şunu söyledim: “Bu çok önemli bir an. Mutlaka ona bunu söyleyin.” Beyin, olumlu pekiştirme aldığında o davranışı tekrarlamak ister. Her doğru kelime, her küçük ilerleme, büyük bir kutlamayı hak eder. Abartmaktan korkmayın.
- Baskıyı kendinizden de kaldırın: Bazen çocuk Almanca’yı sevmiyor çünkü ailenin kaygısını hissediyor. “Bu çocuk öğrenmezse ne olacak” diye içten geçen düşünce, bir şekilde çocuğa ulaşıyor. Çocuklar bunu hissediyor. Almanca öğrenmek bir koşu değil. Bazı çocuklar 3 ayda A1’e ulaşırken bazıları 6 ay alıyor. Bu bir başarısızlık değil, farklı öğrenme temposu.
Son olarak şunu unutmayın; dil öğrenimi bir süreçtir ve bu süreçte sabırlı ve düzenli bir şekilde ilerlemek sandığınızdan daha iyi sonuçlar verecektir. Beklentiden çok sabretmeyi öğrenirseniz çocuğunuz illaki Almanca öğrenecektir. Çocuğunuz için profesyonel bir Almanca kursu arıyorsanız Lingsby’nin çocuklar için online Almanca kursu seçeneklerine göz atabilirsiniz.
